<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yüreğimden Dökülenler. &#8211; Sadece Yorumlamıyorum. Hissettiğimi Yazıyorum.</title>
	<atom:link href="https://www.ahmetcabitci.com.tr/yuregimden-dokulenler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Oct 2025 16:03:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Hasan Hüseyin Delen: Hayatıma Dokunan Öğretmen</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/hasan-huseyin-delen-hayatima-dokunan-ogretmen/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/hasan-huseyin-delen-hayatima-dokunan-ogretmen/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 15:48:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[görmeengelliler]]></category>
		<category><![CDATA[hasanhüseyindelen]]></category>
		<category><![CDATA[hayatadokunanhikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=266</guid>

					<description><![CDATA[Hasan Hüseyin Delen: Hayatıma Dokunan Öğretmen Bir Öğretmenin Hayatıma Dokunuşu Merhaba kıymetli okurlarım! Bugün sizlerle hayatıma yön veren, bana sadece okumayı değil, insan olmayı öğreten bir öğretmenimden, Hasan Hüseyin Delen’den bahsetmek istiyorum. O, benim için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hasan Hüseyin Delen: Hayatıma Dokunan Öğretmen</p>
<h2>Bir Öğretmenin Hayatıma Dokunuşu</h2>
<p>Merhaba kıymetli okurlarım!<br />
Bugün sizlerle hayatıma yön veren, bana sadece okumayı değil, insan olmayı öğreten bir öğretmenimden, Hasan Hüseyin Delen’den bahsetmek istiyorum.<br />
O, benim için yalnızca bir eğitimci değil; hayatımın en karanlık döneminde elimi tutan, beni yeniden hayata inandıran bir ışık oldu.<br />
Bazen bir öğretmen, bir cümlesiyle, bir sabrıyla öğrencisinin kaderini değiştirir.<br />
Benim hikâyem de tam olarak böyle başladı.</p>
<h3>Eğitimle Tanışmanın Zor Olduğu Yıllar</h3>
<p>Ben görme engelli bir bireyim.<br />
2005 yılına kadar Karaman’da görme engelliler için ne bir sınıf ne de özel bir okul vardı.<br />
Yıllarca içimde “okumak” isteğiyle büyüdüm ama bu istek hep yarım kaldı.<br />
Ta ki bir gün o haber gelene kadar:<br />
“Karaman’a görme engelliler öğretmeni atanmış.”<br />
O haberi duyar duymaz, annemle birlikte hiç düşünmeden Milli Eğitim İl Müdürlüğü’nün yolunu tuttuk.<br />
Kalbim deli gibi atıyordu.<br />
Belki de ilk kez “Ben de okuyabilirim,” demiştim içimden.<br />
Ve işte o gün, öğretmenim Hasan Hüseyin Delen’le tanıştım.<br />
Hayatımın en önemli dönüm noktasıydı.</p>
<h3>Bir Öğretmenin İlk Dokunuşu</h3>
<p>Karşımda duran kişi sadece bir öğretmen değildi; sanki yıllardır beni bekleyen bir yol göstericiydi.<br />
Sesi yumuşak, bakışı güven vericiydi.<br />
Benimle konuşurken yüzüme değil, kalbime hitap ediyordu.<br />
O gün, ilk kez biri beni “eksiklerimle” değil, varlığımla kabul etti.<br />
Kayıdımızı yaptırdık ve okula başladık.<br />
Sınıfımız küçüktü, sadece beş kişiydik.<br />
Ama o küçük sınıfta büyük bir umut vardı.<br />
Öğretmenimizin sıcaklığı, bizlerin korkularını eritiyordu.</p>
<h3>Boncuk Kasalarla Açılan Dünya</h3>
<p>İlk gün bizi görme engellilerin kullandığı boncuk kasalarla tanıştırdı.<br />
O kasalar bizim dünyaya açılan ilk penceremiz oldu.<br />
Her boncuğa dokunduğumuzda bir kelimenin değil, bir umudun izini sürüyorduk.<br />
Öğretmenimiz sabırla, defalarca anlatıyor; bir harfi yanlış yaptığımızda bile gülümseyerek yeniden öğretiyordu.<br />
O anlarda yüzündeki gurur dolu ifadeyi hiç unutmam.<br />
Bir öğrencisinin ilk kez kendi emeğiyle bir kelime okumasını izleyen bir öğretmenin gözleri… işte o, tarif edilemez bir andı.</p>
<h3>Matematiği Dokunarak Öğrenmek</h3>
<p>Bir süre sonra matematik derslerine geçtiğimizde, bizi küp taşlarla tanıştırdı.<br />
Sayıların sadece yazıyla değil, dokunuşla da öğrenilebileceğini gösterdi.<br />
Ellerimizle topluyor, çıkarıyor, bazen yanlış yapıyor ama her seferinde onun sesiyle yeniden cesaret buluyorduk.<br />
“Görüyorsunuz, isteyince her şey mümkün!” derdi.<br />
O söz, yıllar sonra bile kulağımdan silinmedi.</p>
<h3>Kızgınlığın Altındaki Merhamet</h3>
<p>Şunu da anlatmadan geçemem…<br />
Bazen yapamadığımızda öğretmenimiz bize kızar, bağırırdı.<br />
O anlarda çok korkardık. Küçüktük, neden kızdığını anlayamazdık.<br />
İçimizden “Acaba bizi sevmiyor mu?” diye geçirirdik.<br />
Ama zaman geçti, ben büyüdüm ve şimdi o kızgınlıkların her birinin ardında merhamet olduğunu biliyorum.<br />
O, bizim pes etmememiz için kızardı.<br />
Kızarken bile bize inanır, o inancıyla bizi yeniden ayağa kaldırırdı.<br />
Bugün geriye dönüp baktığımda, içtenlikle söylüyorum:<br />
İyi ki kızmış, iyi ki bağırmış.<br />
Çünkü o sabır ve disiplin olmasaydı, ben bugün olduğum kişi olamazdım.</p>
<h3>Sekiz Yıllık Bir Yolculuk</h3>
<p>Ben görme engelliler sınıfına 2005 yılında başladım, 2012’de mezun oldum.<br />
İlk beş yılımı özel sınıfta, son üç yılımı aynı okulda kaynaştırma öğrencisi olarak geçirdim.<br />
Ama o son üç yılda da Hasan Hüseyin Delen öğretmenim desteğini hiç eksik etmedi.<br />
Toplam sekiz yıl boyunca benimle yürüdü; bazen öğretmenim, bazen bir abi, bazen bir rehber oldu.<br />
Lise, üniversite, hatta mezuniyet…<br />
Hayatımın her döneminde, o hep yanımdaydı.<br />
Aradı, sordu, yön gösterdi, yüreklendirdi.<br />
Ben bugün kimsem, onun sayesinde oldum.<br />
Çünkü o bana sadece okumayı, yazmayı değil;<br />
ahlakı, güvenmeyi, sevgiyi, merhameti, adaleti, vicdanı ve dik durmayı öğretti.<br />
Bana “Başarmak sadece görmekle değil, inanmakla olur” demişti.<br />
Ve ben o sözü hayatımın pusulası yaptım.</p>
<h3>Zamanın Eskitemediği Bir Bağ</h3>
<p>Geçtiğimiz salı günü, yıllar sonra öğretmenimi ziyaret ettim.<br />
O an, kalbim yine 2005’teki gibi çarptı.<br />
Gözlerim doldu, sesim titredi.<br />
O sınıf, o boncuk kasalar, o sabır dolu yıllar bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden.<br />
Bir an durdum ve içimden dedim ki:<br />
“Öğretmenim, bana ne kadar kızarsanız kızın, artık biliyorum ki o kızgınlıklar boşa değilmiş.<br />
Sizden hâlâ öğrenecek çok şeyim var.”</p>
<h3>Son Söz: Hasan Hüseyin Delen Öğretmenime…</h3>
<p>Bugün kimsem, neyi başarabildiysem; bunda en büyük pay, bir öğretmenin yüreğinden süzülen emektir.<br />
Hasan Hüseyin Delen öğretmenim, bana bilgiyle birlikte hayatın anlamını da öğretti.<br />
Sabrınız, sevginiz, rehberliğiniz ve inancınız için minnettarım.<br />
Bu yazı sadece bir teşekkür değil;<br />
Bir öğrencinin kalbinden, öğretmenine yazılmış bir vefa yazısı.<br />
Ve biliyorum ki, her öğrencinin hayatında bir Hasan Hüseyin Delen vardır.<br />
Ona rastlayanlar, sadece okumayı değil; insan olmayı da öğrenir.<br />
Bundan sonra da sizin açtığınız yolda, azim ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/hasan-huseyin-delen-hayatima-dokunan-ogretmen/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk Tek Başıma Yolculuğum: Karaman’dan Anamur’a</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-tek-basima-yolculugum-karamandan-anamura/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-tek-basima-yolculugum-karamandan-anamura/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 22:16:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[Görme engelli olarak ilk tekbaşıma yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[karamandan anamura yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=260</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili okurlarım, Bu yazımda sizlere hayatımda unutulmaz bir deneyimimi, ilk tek başıma yaptığım yolculuğu anlatmak istiyorum. Görme engelli biri olarak Karaman’dan Anamur’a uzanan bu serüvenim, bana hem özgüven hem de tarifsiz mutluluk kattı. Hazırlık ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili okurlarım,<br />
Bu yazımda sizlere hayatımda unutulmaz bir deneyimimi, ilk tek başıma yaptığım yolculuğu anlatmak istiyorum. Görme engelli biri olarak Karaman’dan Anamur’a uzanan bu serüvenim, bana hem özgüven hem de tarifsiz mutluluk kattı.</p>
<h3> Hazırlık ve Bilet Alma </h3>
<p>Yolculuktan bir gün önce Karaman Otogarı’na giderek biletimi almak istedim. İnternetten fiyatlara bakıyor, engelli indirimini nasıl uygulatabileceğimi düşünüyordum. Seferleri inceledikten sonra bana en uygun saat 13.00 olarak görünmüştü.<br />
Otogara belediye otobüsüyle gittim. Terminale girdiğimde bir abi yanıma yaklaştı ve “Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Ona Özkaymak gişesinden bilet alacağımı söyledim. Sağ olsun, hiç tanımadığım bu abi beni gişeye kadar götürdü. Güler yüzlü davranışı bana güven verdi.<br />
Gişe görevlisine Anamur bileti almak istediğimi söyledim. Önlerde yer kalmamıştı ama indirim konusunu sorduğumda görevli bana, “Sen söylemeden indirimini uyguladım,” dedi. Bu söz beni hem şaşırttı hem de çok mutlu etti.</p>
<h3> Heyecan ve Son Hazırlıklar </h3>
<p>Bileti aldıktan sonra heyecanım ikiye katlandı. Hemen ikizimi arayıp, “Yarın saat 13.00’te otobüse bineceğim,” dedim. O da bana, “Molalarda otobüsten inme ve canlı konum gönder,” diyerek güven verici öğütlerde bulundu.<br />
Akşam çantamı hazırladım, kıyafetlerimi seçtim. Termosuma su doldurup sabaha kadar soğuması için dolaba koydum. Ablam son kontrolleri yaptı, çantamı düzenledi ve termosuma kahve hazırladı. O kahvenin kokusu bana sanki yolculuğun keyfini önceden hissettirdi.</p>
<h3> Otogara Yolculuk</h3>
<p>Sabah erkenden kalktım, duş alıp hazırlandım. İçimde büyük bir heyecan vardı. Bir süre sonra Mustafa abim geldi, beni otogara götürdü. Ablamla vedalaştım, sıkı sıkıya sarıldık. Otogara vardığımızda Mustafa abim beni otobüse bindirdi ve muavine, şoföre, “Yol boyunca yardım ederseniz sevinirim,” diye tembih etti. İçim iyice rahatladı.<br />
Yolculuk Başlıyor<br />
Otobüs Karaman’dan yavaş yavaş uzaklaşırken ben kulaklığımı taktım, müzik dinledim. Muavin çay-kahve servisi yapıyordu, termosumda kahvem olmasına rağmen bir bardak çay aldım. Bir ara çantam düştü, karşı koltukta oturan bir abi hemen yardım etti. O an insanın yolculukta karşısına çıkan güzel kalpli insanların ne kadar kıymetli olduğunu düşündüm.<br />
Muavin mola yerlerinde kaç dakika duracağımızı anons ediyor, inecek yolculara “geçmiş olsun” diyerek vedalaşıyordu. Bu samimiyet bana çok dokundu.<br />
<H4> Denizin Kokusu ve Varış </H4><br />
Otobüsün sol koltuğundaydım. Anamur’a yaklaştıkça sol tarafta denizin varlığını hissettim. Yol kıyıya yaklaştığında içimden, “İşte yaklaştım,” dedim. Muavin “Anamur!” diye seslendiğinde ise içimden “Çok şükür Allah’ım,” dedim.<br />
Otobüs durduğunda çantamı aldım, arka kapıdan indim. İkizim hemen beni karşıladı, çantamı aldı ve sıkı sıkıya sarıldık. Yorgunluğum bir anda kayboldu.</p>
<h4> Evdeki Karşılaşma</h4>
<p>Birlikte motosiklete binip eve doğru yol aldık. Eve vardığımızda biraz sohbet ettik, ardından ikizim yeğenimi getirdi. Küçük yeğenim beni görünce sevinçle “Ahmet geldi, geldi!” diye bağırıyordu. Onun mutluluğu tüm yol yorgunluğunu unutturdu. Sonra oyunlar oynadık, şarkılar söyledik, ev neşeyle doldu.<br />
Sonuç<br />
Bu yolculuk bana sadece sevdiklerime kavuşma mutluluğu değil, aynı zamanda büyük bir özgüven de kazandırdı. İlk kez tek başıma çıktığım bu yolculuk, bana hayatım boyunca unutamayacağım bir anı ve cesaret armağan etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-tek-basima-yolculugum-karamandan-anamura/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gönüllüler Dershanesi: Görme Engelli Öğrencilere Ücretsiz E-KPSS ve YKS Hazırlık Desteği.</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/gonullulerdershanesigormeengellilere-ekpssdestegisunuyor/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/gonullulerdershanesigormeengellilere-ekpssdestegisunuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 22:46:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[E- KPSS sınavına hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllüler dershanesi]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[yks sınavına hazırlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=256</guid>

					<description><![CDATA[Gönüllüler Dershanesi: Görme Engelli Öğrencilere Ücretsiz E-KPSS ve YKS Hazırlık Desteği. Merhaba Kıymetli okurlarım Eğitim, bireylerin hayatında en güçlü dönüştürücü unsurlardan biridir. Ancak bazı öğrenciler, engelleri sebebiyle eğitim yolculuklarında daha fazla zorlukla karşılaşmaktadır. Özellikle görme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gönüllüler Dershanesi: Görme Engelli Öğrencilere Ücretsiz E-KPSS ve YKS Hazırlık Desteği.<br />
Merhaba Kıymetli okurlarım<br />
Eğitim, bireylerin hayatında en güçlü dönüştürücü unsurlardan biridir. Ancak bazı öğrenciler, engelleri sebebiyle eğitim yolculuklarında daha fazla zorlukla karşılaşmaktadır. Özellikle görme engelli bireyler için sınavlara hazırlık süreci, yalnızca bilgi eksiklikleriyle değil, aynı zamanda erişilebilir kaynaklara ulaşma güçlüğüyle de şekillenmektedir.<br />
Bu noktada, tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak hayata geçirilen Gönüllüler Dershanesi, çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Kuruluş amacı son derece net ve açıktır: Görme engelli öğrencilerimizi EKPSS (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) ve YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) sınavlarına hazırlamak.</p>
<h3> Kuruluş Amacı ve Felsefesi. </h3>
<p>Gönüllüler Dershanesi’nin temelinde, fırsat eşitliğini sağlamak ve bilgiye erişimi kolaylaştırmak düşüncesi vardır. Burada en önemli nokta, hiçbir öğrencinin yalnız bırakılmaması ve her öğrencinin kendi potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi için gerekli desteğin sağlanmasıdır.<br />
Bu girişim, güçlü bir eğitim kadrosunun özverili çalışmalarıyla hayata geçirilmiştir. Her biri kendi alanında uzman gönüllü öğretmenler, bilgi ve tecrübelerini öğrencilerle paylaşmakta, onların sınavlarda başarıya ulaşmalarını hedeflemektedir.</p>
<h3> İşleyiş ve Sistem. </h3>
<p>Dersler, haftanın 7 günü düzenli olarak Google Meet üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu sayede, öğrencilerin fiziksel olarak herhangi bir yere gitmesine gerek kalmadan, evlerinden erişebilecekleri bir eğitim ortamı oluşturulmuştur.<br />
Program, öğrencilerin ihtiyaçlarına göre hazırlanmakta ve Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, vatandaşlık bilgisi, İngilizce gibi birçok farklı branşı kapsamaktadır. Böylece öğrenciler sınavlarda karşılaşacakları tüm derslerde eşit şekilde hazırlanabilmektedir.<br />
Ders programları düzenli olarak paylaşılmakta ve öğrenciler istedikleri derslere katılım sağlayabilmektedir. Bu sistem, öğrencilerin kendi programlarına göre esneklik kazanmasına da olanak tanır.</p>
<h3> Gönüllülük Ruhu. </h3>
<p>Gönüllüler Dershanesi’nin en güçlü yanı, “gönüllülük” ilkesidir. Burada görev alan öğretmenler, herhangi bir maddi karşılık beklemeksizin bilgi aktarmaktadır. Kimsenin bu ders platformundan maddi bir kazancı yoktur; herkes elini taşın altına koymuş, emekle çabalamaktadır.<br />
Onların tek hedefi, görme engelli öğrencilerin daha aydınlık bir geleceğe adım atmasını sağlamaktır. Bu dayanışma ruhu, yalnızca akademik bir eğitim desteği sunmaz; aynı zamanda öğrencilerin moral ve motivasyonunu da artırır. Çünkü burada bir araya gelen herkesin amacı ortaktır: “Bir öğrenci daha başarılı olsun.”</p>
<p>Kurallar ve Disiplin.<br />
Gönüllüler Dershanesi, dayanışma ve gönüllülük esası üzerine kurulmuş olsa da düzenin korunması için bazı kurallara sahiptir. Eğitim ortamının sağlıklı şekilde devam edebilmesi için her öğrencinin bu kurallara uyması beklenir.<br />
Dershane kurallarına uymayan, gerginlik ya da tatsızlık çıkaran her kim olursa gerekli uzaklaştırma yapılmaktadır.</p>
<h3> GÖNÜLLÜLER DERSHANESİ KURALLARI. </h3>
<p>1-) Grubumuz EKPSS’ye yönelik eğitim veren online bir platformdur. Öğrencilerimiz görme engelli ağırlıklıdır. Üyelerimiz bunun bilincinde olmalıdır.<br />
2-) Paylaşılan ders linklerinin ve ders grup linklerinin dershanemiz dışında herhangi bir kişiyle paylaşılması kesinlikle yasaktır. Paylaşan kişilerin tespit edilmesi halinde gruptan uzaklaştırılacaktır.<br />
3-) Grup içerisinde argo ve küfür içerikli ifadelerde bulunmak ve derslerde sohbet ortamı yaratmak kesinlikle yasaktır.<br />
4-) Grup üyelerinin özelden yazışması yasaktır. Yazışmada ısrar sürdürülürse kişiden şikayet geldiği taktirde gruptan uzaklaştırılacaktır.<br />
5-) Ders hocalarımızın ders dışı konularda özelden rahatsız edilmesi kesinlikle yasaktır.<br />
6-) Grup içerisinde ve ders esnasında başka bir oluşumun tanıtımı veya reklamının yapılması, buna dair link ve bağlantıların izinsiz paylaşılması kesinlikle yasaktır.<br />
7-) Ders linkleri asistanlar tarafından ilan edilen ders saatinden 5 dakika önce paylaşılacaktır.<br />
😎 İlan edilen ders saatinden 15 dakika sonra derse gelmeye çalışan kim olursa olsun derse alınmayacaktır.<br />
9-) Ders başlayınca mikrofonlar kapalı durumda olmalıdır ve hoca söz hakkı vermedikçe konuşulmamalıdır.<br />
10-) Ders asistanlarının ders esnasında uygunsuz davranışlarda bulunan katılımcıları öncelikle uyarma, uyarıya uymadığı sürece de toplantıdan atma hakkı vardır.<br />
11-) Ders esnasında öğrencilerin dersten 2 kere çıkması durumunda sonraki gelişlerinde dersten uzaklaştırılacaktır. İnternet ve bağlantı sorunları olanların ders başlamadan önce dersin asistanına bildirmesi gereklidir.</p>
<h3> Sonuç ve Gelecek Vizyonu. </h3>
<p>Bugün, Gönüllüler Dershanesi’nin hikâyesi, gönüllülüğün ve dayanışmanın eğitimde nasıl büyük farklar yaratabileceğini göstermektedir. Görme engelli öğrencilerin sınavlara hazırlanmasında bir umut ışığı olan bu dershane, aynı zamanda toplumda farkındalık da oluşturmaktadır.<br />
4 yıldır sayısız öğrenciye umut olmuş, olmaya da devam etmektedir. Bu süre zarfında dershaneden geçen her öğrenci, yalnızca bilgi değil; aynı zamanda özgüven, motivasyon ve hayata daha güçlü tutunma bilinci kazanmıştır.<br />
Gelecekte hedef, daha fazla öğrenciye ulaşmak ve daha geniş kitlelere eğitim desteği sunmaktır. Çünkü Gönüllüler Dershanesi, yalnızca bir dershane değil; umudun, dayanışmanın ve eğitimin gücünün simgesidir.<br />
Ve en önemlisi; yeni öğrencilerimizi de bekliyoruz.<br />
sosyal medya hesaplarımızı aşağıdan takip ede bilir  bize merak ettiklerinizi, aklınıza takılanları sora bilirsiniz..</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/gonullulerdershanesii/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" aria-label="Instagram’da Gönüllüler Dershanesi profili" style="display:inline-block;padding:10px 16px;border-radius:6px;
          background:#0a66c2;color:#fff;text-decoration:none;font-weight:600;"><br />
  Instagram Gönüllüler Dershanesi<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/@GonullulerDershanesi" target="_blank" rel="noopener noreferrer" aria-label="YouTube’da Gönüllüler Dershanesi kanalı" style="display:inline-block;padding:10px 16px;border-radius:6px;
          background:#ff0000;color:#fff;text-decoration:none;font-weight:600;"><br />
  YouTube Gönüllüler Dershanesi<br />
</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/gonullulerdershanesigormeengellilere-ekpssdestegisunuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez”</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 03:47:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=244</guid>

					<description><![CDATA[“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez” Merhaba sevgili okurlarım, Bayağıdır yazmıyordum değil mi? Kabul edeyim, hem işler yoğunlaştı hem de insan bazen içini dökecek kelimeleri toparlayamıyor. Ama bugün öyle bir olay yaşadım ki, anlatmazsam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez”<br />
Merhaba sevgili okurlarım,<br />
Bayağıdır yazmıyordum değil mi?<br />
Kabul edeyim, hem işler yoğunlaştı hem de insan bazen içini dökecek kelimeleri toparlayamıyor. Ama bugün öyle bir olay yaşadım ki, anlatmazsam olmaz. Hani bazı günler vardır ya, sıradan başlar ama sonunda “bu da yaşandı” dersin…</p>
<h2> İşte öyle bir gündü. </h2>
<p>Sabah kahvaltımı ettim, üzerime düzgün bir şeyler geçirdim, niyetim ne? Sevdiğim bir ağabeyimi ziyarete gitmek. Bazen bir muhabbet, bir çay, bir yüz görmek bile iyi geliyor insana. İşte bu güzel niyetle evden çıktım, durağa yürüdüm, otobüs geldi. Her şey normal. Kapı açıldı, ben de usulca bindim. Şoför abiye de selam verdim, “Selamünaleyküm abi,” dedim.<br />
Dedim ama&#8230;<br />
Karşılık? Yok.<br />
Bir “aleyküm selam” çok mu zor yahu? Hadi onu geçtim, bir kafa sallamak bile yeterdi. Ama şoför abimiz, sanki görünmezmişim gibi davrandı. Belki o da kötü bir sabaha uyanmıştır, kim bilir? Ama insanın görünmemesi bazen var olmamaktan daha ağır geliyor.<br />
İçeri doğru ilerledim, boş koltuk arıyorum. O sırada arkalardan biri seslendi:<br />
“Arka taraf boş, otur.”<br />
Ses tonundan öyle emredici ki, bir an kendimi askeriyede zannettim.<br />
Ama ben de gayet nazikçe cevap verdim:<br />
“Abi teşekkür ederim ama ters oturamıyorum.”<br />
Yani ters koltukta yolculuk yapmak bana göre değil. Midem çalkalanıyor, başım dönüyor.<br />
İnsan sonuçta kendi vücudunu bilir değil mi?<br />
Ama bizim ağabey ısrarcı çıktı. “Otur otur, boş orada,” diyor hâlâ.<br />
Ben de tekrar anlattım:<br />
“Abi rahatsız oluyorum ters koltukta, vallahi gidemem.”<br />
Yani bir koltuğa oturamadığım için bu kadar savunma yapmak da bana kaldı ya, neyse…<br />
Ayaktayım hâlâ. Geldim şoför abinin yanına kadar.<br />
Dedim ki içimden: “Hazır buradayken bir hâl hatır sorayım da ortam biraz ısınsın.”<br />
Dedim ama… Keşke demeseydim.<br />
Ağzımdan “Nasılsın abi?” lafı çıkar çıkmaz bir terslenme:</p>
<h2> “Sen benim nasıl olduğumu ne yapacaksın?! Otur şuraya, düşüp şaşacaksın, başıma bela olacaksın!” </h2>
<p>Şaka yapmıyorum. Cümle bu.<br />
Bir an donup kaldım.<br />
Yani sadece “İyiyim kardeşim, sağ ol” demek ne kadar zor olabilir?<br />
Ben ne sordum ki?<br />
Gündemle ilgili bir yorum mu istedim? Yok.<br />
Maaşını mı sordum? Asla.<br />
Kalbini kırdım mı? Hayır.<br />
Sadece bir “nasılsın” dedim ya… O kadar.<br />
İçimden şöyle dedim:<br />
“Demek ki bu devirde hal hatır sormanın da cezası varmış. İnsan, insana bir ‘iyisin inşallah’ bile diyemiyor artık.<br />
Ya bu insanlar ‘soğuk davranışlar’ kursuna mı yazılıyorlar, nedir?”<br />
Bir şey daha fark ettim.<br />
Bazı insanlar hâlâ engelli bireyleri bir yük olarak görüyor.<br />
Sadece fiziksel anlamda değil, psikolojik olarak da “yük” gibi hissettirmeye çalışıyorlar.<br />
Oysa biz sadece koltuk yönüne göre değil, hayata göre de sağlam durmaya çalışan insanlarız.<br />
Ben ters koltukta oturamıyorum diye suçlu muyum?<br />
Hayır.<br />
Ama biri bana bağırınca “sen başıma bela olacaksın” diyorsa, işte orada dur derim.<br />
Ters koltukta midem bulanabilir.<br />
Ama insanlık dediğimiz o ince çizgi yoksa, kalbim bulanıyor.<br />
Bu yazıyı okuyorsan ve diyorsan ki “ben böyle değilim”, ne güzel.<br />
Ama eğer bu yazıda azıcık bile kendini gördüysen, dön bir düşün:<br />
Bir insanı dinlemek, anlamaya çalışmak, gülümsemek…<br />
Zor değil.<br />
Üstelik bedava.<br />
İnanın en pahalı şey empati değil, önyargıdır.<br />
Empati kazandırır.<br />
Önyargı kaybettirir.<br />
Ben o otobüste düşmedim, bayılmadım, bela da olmadım.<br />
Ama şoför abinin kalbinde empati eksikliği vardı, onu hissettim.<br />
Bugün biri daha benden bir “nasılsın” bekleyecekse, ben yine soracağım.<br />
Yine güleceğim, yine anlatacağım.<br />
Çünkü ben inatla nezaketten vazgeçmeyeceğim.<br />
Bu toplumda hâlâ iyi insanlar var, bunu biliyorum.<br />
Ve biliyor musunuz?<br />
Ben ters oturamıyorum ama çok şükür dik durabiliyorum.<br />
Kimsenin bakışına, bağırışına eğilmiyorum.<br />
Çünkü mesele koltuk yönü değil, yürek yönüdür.<br />
Benden bugünlük bu kadar.<br />
Bir gün belki aynı otobüse bineriz.<br />
Eğer beni görürseniz, yanıma gelip bir “Nasılsın?” deyin olur mu?<br />
Cevabım hazır:<br />
“İyiyim kardeşim. Sen nasılsın?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 22:24:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[ibrala haber]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[karaman belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[karaman gündem]]></category>
		<category><![CDATA[karaman haber]]></category>
		<category><![CDATA[karaman postası]]></category>
		<category><![CDATA[karaman valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kgrt haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=239</guid>

					<description><![CDATA[UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK içimden yükselen bir çığlık olarak yazıyorum. Bu, bir isyan değil; yılmışlığın, yorulmuşluğun ama hâlâ tükenmemiş umudun ifadesidir. Kalem elimde değil, yüreğimde… Ve her harf, bir parça kırılmışlığı, bir parça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK<br />
 içimden yükselen bir çığlık olarak yazıyorum. Bu, bir isyan değil; yılmışlığın, yorulmuşluğun ama hâlâ tükenmemiş umudun ifadesidir. Kalem elimde değil, yüreğimde… Ve her harf, bir parça kırılmışlığı, bir parça direnişi taşıyor.</p>
<h2> Umutluyuz şükür. </h2>
<p>Sabaha umutla uyanmıştım. İçimde küçük bir sevinç, “Belki bu kez olur” diyordum. Ama olmadı. Yine olmadı. Hayat, bana bir kez daha sırtını döndü. Sanki neye elimi atsam elimde kalıyor. Çalışmak istiyorum, başvurular yapıyorum, ama her defasında önüme aynı duvar örülüyor. Hep aynı cümleler:</p>
<h4> “Sen görme engellisin.” </h4>
<p>“Seni alırsak fazladan para vermemiz gerekir.”<br />
“Biz daha çok palet taşıyacak, temizlik yapacak birini arıyoruz.”<br />
“Seni alırsak masa başına koymamız lazım, o pozisyon dolu.”</p>
<p>İnanın bu sözleri işitmek, sadece hayallerimi değil, onurumu da örseliyor. Beni sadece gözlerime indirgemek, aklımı, emeğimi, yeteneklerimi yok saymak demektir.<br />
Ben bir engelli bireyim, evet. Ama aynı zamanda üç üniversite bitirmiş bir bireyim. Radyocuyum. Yazarım. Üreticisiyim. Yazdığım her satırı klavyede tıkır tıkır yazıyor, ekran okuyucu programımla düzenliyorum. Noktasına, virgülüne kadar kendim koyuyorum. Yazılarımı yayımlıyor, blogumda paylaşıyorum. Yani evet, görme engelliyim ama çalışabilirim.<br />
Beni farklı kılan, gözlerimin görmemesi değil; hayata karşı susmayan inancımdır. Ben bu şehirde bir değerim. Karaman’da doğdum, Karaman’da büyüdüm. Bu toprakların çocuğuyum. Ama yıllardır Karaman bana kucak açmadı. Şu koskoca şehirde bir Ahmet Çabıtçı’ya yer bulunamaması neyle açıklanabilir?<br />
Yalnızca övgü istemiyorum. “Sen çok başarılısın, aferin” sözleri bana iş kazandırmıyor. Ben alkış değil, el istiyorum. Yanımda duran bir omuz, yolumu açan bir el, bana güvenen bir işveren arıyorum. İnanın, fazla değil.</p>
<h4> Ve şimdi açık açık seslenmek istiyorum: </h4>
<p>Sayın Valimize,<br />
Sayın Belediye Başkanımıza,<br />
KGRT Gazetesi, Karaman Gündem, Karaman Postası, Karaman Haber, Karamandan, İbrala Haber ve tüm yerel basın mensuplarına…<br />
Ben Ahmet Çabıtçı’yım. Siz beni az çok tanıyorsunuz. Yazdım, çizdim, katkı sundum. Ama artık sadece “duyduk”, “görüyoruz” demeniz yetmiyor.<br />
Artık “Ahmet Çabıtçı da bir yere yerleşmeli” deme zamanıdır.<br />
Ben sosyal medyada yazıyorum, anlatıyorum. Ama sadece 100–200 kişi görüp geçiyor. Neden kimse paylaşmıyor? Neden kimse destek olmuyor?<br />
Bu suskunluk daha ne kadar sürecek?<br />
İnsanlar neden susuyor? Neden görüp de sessiz kalıyor?<br />
Ben yanarken, siz ne kadar daha duymazlıktan geleceksiniz?<br />
Şunu unutmayın:<br />
Sessiz kalmak da bir tercihtir.<br />
Ve bazen bir insanın yok sayılması, açıkça reddedilmesinden daha çok acıtır.<br />
Ama ben yılmayacağım.<br />
Yazmaya devam edeceğim.<br />
Gazetelerde, kişisel web sitemde, sosyal medyada sesimi duyurmaya devam edeceğim.<br />
Siz beni duyuncaya ve bir işe yerleşinceye kadar susmayacağım.<br />
Ve bir şey daha…<br />
Farkında mısınız? Ben bu yazıyı yazabiliyorum.<br />
Düzenleyebiliyorum.<br />
Yayımlayabiliyorum.<br />
Ortada engel yok!<br />
Yolumu açan ekran okuyucu sesli programımla her şeyi kendim yapıyorum.<br />
Tek ihtiyacım olan, bana güvenmeniz.</p>
<h4> Son sözüm şu: </h4>
<p>Haydi gelin…<br />
Gelin birlikte olalım.<br />
Bu mücadelemde siz de yanımda olun.<br />
Birlikte başaralım.<br />
Birlikte ses getirelim.<br />
Bu sadece benim değil,<br />
Görmezden gelinen herkesin mücadelesidir.<br />
öneri ve görüşlerinizi bekliyorum.<br />
saygılarımla: ahmet çabıtçı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 00:58:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[karaman belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[karaman valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=235</guid>

					<description><![CDATA[Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara Hayatın içinde görünmek ile görülmek arasında ince bir çizgi vardır. Kimi zaman gözlerimizin gördüğünü kalbimiz görmez, kimi zamansa kalbimiz fark eder de dudaklarımız sessiz kalır. İşte tam da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1> Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara </h1>
<p>Hayatın içinde görünmek ile görülmek arasında ince bir çizgi vardır. Kimi zaman gözlerimizin gördüğünü kalbimiz görmez, kimi zamansa kalbimiz fark eder de dudaklarımız sessiz kalır. İşte tam da bu noktada, sessizlerin çığlığı olmak gerekir.<br />
Bugün sizlere kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. Belki bir ses olur, belki bir yol açar, belki de bir kapı aralar&#8230;</p>
<h3> Ben Ahmet Çabıtçı. Görme engelliyim. </h3>
<p>Ama inanın, içimde taşıdığım azim, birçok &#8220;gören&#8221;den daha keskin, daha net.<br />
Yıllardır bu şehirde yaşıyorum.<br />
Karaman sokaklarında umutla yürüdüm, kurumlarına dilekçeler bıraktım, defalarca başvurdum.<br />
Bekledim…<br />
Beklemeyi öğrendim.<br />
Ama ne yazık ki yıllar geçtikçe anladım ki bazen en büyük engel gözde değil, gönülde.<br />
Otuz yaşına geldim. Üniversitemi tamamladım. Kendimi geliştirdim.<br />
Telefonlara bakabilirim, bilgisayarda her türlü işlemi yapabilirim.<br />
Yeter ki bir fırsat verilsin.<br />
Ben ne sadaka istiyorum, ne de lütuf.<br />
Ben, yalnızca insan onuruna yaraşır bir iş istiyorum.<br />
Bugün burada bu satırları yazarken içimden bir şeyler kırılıyor.<br />
Çünkü bu çağrıyı yapmak, aslında bir kabulleniş değil; bir isyandır.<br />
Sessiz, vakur ve saygılı bir isyan&#8230;<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-236" srcset="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png 300w, https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_.png 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h3> Sayın Karaman Valim, Sayın Belediye Başkanım, İŞKUR yetkililerim&#8230; </h3>
<p>Ben sizden imkânsızı istemiyorum.<br />
Ben sadece çalışmak, üretmek, bu şehre katkı sunmak istiyorum.<br />
İşim olsun, emeğim olsun, alın terimle geçimim olsun istiyorum.<br />
Ve Karaman halkına, basınına, sivil toplumuna seslenmek istiyorum:<br />
Sadece bir el uzatın.<br />
Bir kapı aralayın.<br />
Bir ses olun.<br />
Benim gibi görünmeyen, duyulmayan ama yüreği çırpınan binlerce insanın sesi olun.<br />
Engel bedenlerde değil, ilgisizlikte&#8230;<br />
Görmeyen göz değil, duymayan kalptir aslında engel.<br />
Ve ben artık &#8220;görüşeceğiz&#8221;, &#8220;bakacağız&#8221; sözleriyle oyalanmak istemiyorum.<br />
İcraat görmek istiyorum.<br />
Ben bu şehirde yaşamak değil, var olmak istiyorum.<br />
Eğer bu yazı bir yetkilinin yüreğine dokunursa,<br />
eğer bir işveren “ben elimden geleni yaparım” derse,<br />
eğer bir gazeteci bu satırları daha geniş kitlelere ulaştırırsa,<br />
belki bir umut doğar…<br />
Ve ben o umuda tutunurum.<br />
Saygılarımla,<br />
Ahmet Çabıtçı<br />
Bir iş değil, bir yaşam hakkı istiyorum.<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-236" srcset="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png 300w, https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_.png 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Engellinin Sessiz Haykırışı: Karaman’dan Tüm Türkiye’ye</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-engellinin-sessiz-haykirisi-karamandan-tum-turkiyeye/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-engellinin-sessiz-haykirisi-karamandan-tum-turkiyeye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 00:12:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[işçağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[karaman aile sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[karaman işkur]]></category>
		<category><![CDATA[karaman valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[karamanbelediyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=226</guid>

					<description><![CDATA[merhaba sevgili okurlarım size yeni bir yazıyla daha merhaba demek istiyorum okuyunca duygu ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyorum Ben Ahmet Çabıtçı. Görme engelliyim. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba sevgili okurlarım size yeni bir yazıyla daha merhaba demek istiyorum<br />
okuyunca duygu ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyorum<br />
Ben Ahmet Çabıtçı. Görme engelliyim.<br />
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum.<br />
Şu anda Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde öğrenimime devam ediyorum.<br />
Bilgisayar alanında kendimi geliştiriyorum çünkü gelişime açık bir bireyim. Sadece görmüyorum.<br />
Hayatım boyunca birçok zorlukla karşılaştım. Ancak en çok zorlandığım konu, hayata eşit katılım sağlayamamak oldu.<br />
İçimde uzun süredir taşıdığım bir istek var: Ben de çalışmak istiyorum.<br />
İnsan yalnızca yaşamakla değil, üretmekle, katkı sunmakla da var olur.<br />
Ben de bu topluma katkı sunmak, üretmek, fayda sağlamak istiyorum.<br />
Ne zaman bir iş arayışına girsem, karşıma görünmez duvarlar çıkıyor.<br />
“Sen bunu yapamazsın” deniyor.<br />
Oysa bilgisayar kullanabiliyor, yazı yazabiliyor, araştırma yapabiliyor, içerik üretebiliyorum.<br />
Yeteneğimi, emeğimi ve isteğimi bir iş ortamında değerlendirmek istiyorum.<br />
Karaman gibi şehirlerde engelli bireylerin iş bulması, büyükşehirlere kıyasla daha zor.<br />
Çoğu zaman engelli bireylere “yardıma muhtaç” bir gözle bakılıyor.</p>
<h3> Oysa biz yardım değil, fırsat istiyoruz </h3>
<p>.<br />
Çevremdekiler zaman zaman iyi niyetle &#8220;EKPSS&#8217;ye çalış, atanırsın&#8221; diyor.<br />
Elbette bu sınav bir imkândır. Ancak herkes için eşit şartlar sunmuyor.<br />
Puanlar çok yüksek, kontenjanlar oldukça sınırlı.<br />
Üstelik sadece engelli bireyler değil, birçok üniversite mezunu da atama bekliyor.<br />
Bu da gösteriyor ki, sadece diploma sahibi olmak ya da bir sınava girmek her zaman çözüm olmuyor.<br />
İş bulmak için daha fazla istihdam alanına, toplumsal duyarlılığa ve gerçek eşitliğe ihtiyaç var.<br />
Ben eğitimime devam ediyor, kendimi geliştirmeyi sürdürüyorum.<br />
Çünkü üretmeye, çalışmaya ve fayda sağlamaya olan isteğim hiç bitmedi.</p>
<h3> Bu yazıyı bir serzeniş olarak değil, bir çağrı olarak kaleme alıyorum </h3>
<p>.<br />
< Özellikle Karaman’daki işverenlere, yöneticilere, yerel basına ve duyarlı vatandaşlara seslenmek istiyorum:
Engelli bireyler yalnızca evde oturmak için değil; üretmek, katkı sağlamak, hayata karışmak için vardır.
Bir bilgisayarın başında veri girişi yapabilirim.
Bir çağrı merkezinde çalışabilirim.
İçerik üretebilir, dijital ortamlarda katkı sunabilirim.
Yeter ki gözlerim görmese de, kalbimi görenler olsun.
Bu talep sadece bana ait değil.
Benim gibi pek çok kişi, benzer bir istekle kapıları aralamaya çalışıyor.
 


<h4> Son Sözüm: </h4>
<p>Karaman’dan tüm Türkiye’ye sesleniyorum:<br />
Çalışmak istiyorum. Destek görmek istiyorum. Güven duyulmak istiyorum.<br />
Yalnızca hayatta kalmak değil, hayata dâhil olmak istiyoruz.<br />
Bize bu fırsatı sunan herkese saygı duyarız.<br />
Yeter ki bize bir şans verilsin.<br />
Bir düşünün:<br />
İşe girmişsiniz.<br />
Toplumun her alanında yer alıyorsunuz.<br />
Hayata eşit katılıyorsunuz.<br />
Ne kadar kıymetli değil mi?<br />
Ben kimseye el açmıyorum.<br />
Kimseden para istemiyorum.<br />
Sadece emeğimin karşılığını almak istiyorum.<br />
Her yolu denedim, her kapıyı çaldım.<br />
Lütfen elinizi vicdanınıza koyun.<br />
Bu sese kulak verin.<br />
Herkes “bakarız, ederiz” diyor…<br />
Ama sonuç olmuyor.<br />
Kimse sessiz kalmasın.<br />
Benim bir işe ihtiyacım var.<br />
Ben sadece destek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-engellinin-sessiz-haykirisi-karamandan-tum-turkiyeye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Çabıtçının kaleminden:Yarışmayı Kaybettim, Yazmayı Kazandım.</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ahmetcabitcininkaleminden-yarismayi-kaybettim-yazmayi-kazandim/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ahmetcabitcininkaleminden-yarismayi-kaybettim-yazmayi-kazandim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2025 21:14:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[AhmetÇabıtçınınYazıSerüveni]]></category>
		<category><![CDATA[İlhamVerenHikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[YarışmayıKaybettimYazmayıKazandım]]></category>
		<category><![CDATA[YazmakBirTutkudur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=223</guid>

					<description><![CDATA[Ben Yazmaya Ne Zaman Başladım? Yazmak, benim için bir tutku değil sadece; bir ihtiyaç, bir nefes alma biçimi. Herkesin hayatta kendini ifade ettiği bir yolu vardır. Kimi müzikle, kimi resimle, kimi konuşarak anlatır içindekileri. Benimse [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ben Yazmaya Ne Zaman Başladım?<br />
Yazmak, benim için bir tutku değil sadece; bir ihtiyaç, bir nefes alma biçimi. Herkesin hayatta kendini ifade ettiği bir yolu vardır. Kimi müzikle, kimi resimle, kimi konuşarak anlatır içindekileri. Benimse kelimelerle aramda özel bir bağ var. Ne zaman içimde biriken duygular taşacak gibi olsa, elim kaleme gider ya da parmaklarım klavyeye uzanır. Peki, bu yolculuk ne zaman başladı?<br />
Yazmaya ilk olarak 2015 yılında başladım. O zamanlar sosyal medyada, özellikle Facebook’ta, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi paylaşarak başladım bu serüvene. Gündelik hayatın içinden süzülen küçük olaylar, duygusal kırılmalar, hayata dair gözlemlerim… Hepsini yavaş yavaş yazıya dökmeye başladım. Belki de farkında olmadan bir iç hesaplaşma, bir kendini bulma süreciydi bu. Yazarken huzur buluyordum. Kelimeler bana terapi gibi geliyordu.<br />
Yazmaya yönelmemde Ahmet Özel abimin büyük katkısı oldu. Bana bir gün, “Ahmet, bir yarışma var, katılsana,” dedi. O sözler benim için bir kırılma noktası oldu. Yarışmaya katıldım ama dereceye bile giremedim. O an hayal kırıklığı gibi görünse de aslında yazma serüvenimin gerçek anlamda başladığı andı bu. Çünkü yarışmayı kazanamasam da yazmanın bende oluşturduğu hissi kazanmıştım. Ve o his, beni bırakmadı.<br />
Ahmet abimin kurduğu bir web sitesi vardı. Sağ olsun, orada bana yer verdi. Bu benim için çok kıymetliydi. İlk kez bir dijital mecrada yazılarım yayımlanıyordu. Elbette o zamanlar yazdıklarım şimdiki gibi değildi. Kalemim daha toydu, cümlelerim biraz savruk, duygularımı aktarma biçimim biraz dağınıktı. Ama hepsi bir yolculuğun başlangıcıydı. Kimse ilk adımı attığında koşamaz zaten. Ben de adım adım ilerledim.<br />
Daha sonra Karaman Gündem gazetesinde yazmaya başladım. Yazılarım daha çok yerel meseleler üzerineydi. Topluma dair gözlemlerimi, kişisel deneyimlerimi, zaman zaman da eleştirilerimi kaleme aldım. Ancak hâlâ içimde bir eksiklik hissediyordum. Yazdıklarım yayımlansa da o yazıların bende bıraktığı tatmin duygusu yeterli değildi. Belki de yazdıklarım kadar, yazdığım yer de önemliydi benim için.<br />
Derken KGRT Haber gazetesinde yazmaya başladım. Burası bana başka bir motivasyon, başka bir disiplin kazandırdı. Yazılarımı daha dikkatli, daha özenli yazmaya başladım. Okur geri dönüşleriyle gelişmeye, kendimi daha çok sorgulamaya başladım. Bu süreçte kişisel Facebook hesabımı hiç ihmal etmedim. Orası hep benim iç sesimin yankılandığı yer oldu. Bazen bir cümlelik duygular, bazen uzun paragraflar&#8230; Hepsi benim iç dünyamın izleriydi.<br />
Bu süreçte kendi web sitelerimi kurma denemelerim de oldu. Ancak hiçbirisi tam anlamıyla sürdürülebilir olmadı. Ya teknik sorunlar, ya zaman darlığı, ya da motivasyon eksikliği nedeniyle yarım kaldılar. Fakat bu denemeler de boşuna değildi. Her biri bana bir şey öğretti. Web sitesi kurmak sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda sabır, emek ve süreklilik isteyen bir işti. O tecrübelerle büyüdüm, olgunlaştım.<br />
Şimdi ise yepyeni bir başlangıç yapmış durumdayım. Daha sağlam, daha bilinçli adımlarla ilerliyorum. Yazılarımı yayımladığım mecralar daha düzenli, daha görünür hale geldi. Kendi kişisel web sitemi yeniden hayata geçirdim ve bu kez pes etmeye niyetim yok. Çünkü yazmak artık benim için bir hobi değil, bir yaşam biçimi haline geldi.<br />
Yazmak beni ben yapan şeylerden biri. Kimi zaman dertleştiğim bir dost, kimi zaman bir ayna, kimi zamansa hiç ulaşamayacağım insanlara açılan bir kapı oldu. Yazarken öğrendim kendimi. Yazarken büyüdüm. Belki hâlâ eksiklerim var, belki yazdıklarım herkesin ilgisini çekmiyor ama önemli olan bu yolda yürümek. Çünkü yazdıkça içimden bir parça daha aydınlanıyor. Ve biliyorum ki bu yolculuk daha yeni başlıyor.*</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ahmetcabitcininkaleminden-yarismayi-kaybettim-yazmayi-kazandim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk Adımlarımı Unutmadan, Yeniden Başlıyorum</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 04:02:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[karaman gündem]]></category>
		<category><![CDATA[karaman postası]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kgrt haber karaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=209</guid>

					<description><![CDATA[Merhaba sevgili okurlarım, Bugün sizlerle yeniden buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Yüreğimde birikenleri, kalemime yüklenen duyguları ve düşüncelerimi sizlere ulaştırmaya devam ediyorum. Yazmak benim için sadece kelimeleri bir araya getirmek değil; aynı zamanda içsel bir yolculuk, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okurlarım,<br />
Bugün sizlerle yeniden buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Yüreğimde birikenleri, kalemime yüklenen duyguları ve düşüncelerimi sizlere ulaştırmaya devam ediyorum. Yazmak benim için sadece kelimeleri bir araya getirmek değil; aynı zamanda içsel bir yolculuk, bir terapi ve kendimle olduğu kadar sizlerle de kurduğum güçlü bir bağdır. İşte bu duygularla, bir süredir ara vermek zorunda kaldığım kişisel sitemi yeniden hayata geçirdiğimi sizlere büyük bir sevinçle duyurmak istiyorum.<br />
Bundan tam bir yıl önce, bazı nedenlerle kapatmak durumunda kaldığım ahmetcabitci.com.tr adresli kişisel web sitemi yeniden faaliyete geçirme kararı aldım. Bu karar, içimde uzun zamandır yankılanan bir özlemin cevabıdır. Kendi sesimle, kendi kalemimle insanlara ulaşmanın, düşüncelerimi özgürce paylaşmanın, yaşanmışlıklarımı kelimelere dökmenin yeri benim için çok ayrı. Bu site sadece bir blog değil; aynı zamanda iç dünyamın bir yansıması, sesim, sözüm ve izimdir.</p>
<h3>— Neden şimdi dönüyorsun Ahmet? </h3>
<p>— Çünkü artık anlatacak çok şeyim var.</p>
<h3>— Kime yazıyorsun?</h3>
<p>— Karaman’a, kendime, belki de hiç tanımadığım birine…</p>
<h3>— Bu yazılar kimin için?</h3>
<p>— Kalbinde birikenleri susturamayan herkes için…<br />
Evet, işte tam da bu sorularla kendime yöneldiğim bir dönemde, yazmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha fark ettim. Ve bu farkındalık, beni sitemi yeniden açma kararı almaya götürdü. İnsan zamanla susmayı öğreniyor belki ama yüreğinde konuşan cümleler varsa, bir yerlerde mutlaka kelimelere dönüşüyor. Ben de işte o birikenleri yeniden akıtmak için döndüm.<br />
Elbette bu yeniden doğuşta yalnız değildim. Başta, bana her zaman destek olan, kıymetli büyüğüm ve ağabeyim Sadık Özdoğan’a en derin teşekkürlerimi sunmak isterim. O, her zaman olduğu gibi bu süreçte de teknik desteğiyle, moral gücüyle, dostluğuyla yanımda oldu. Sadece bir site açmama değil, yeniden yazma hevesi kazanmama da katkıda bulundu. Bazen bir insanın sözü, bazen bir dostun omzu, bazen bir fikir bile insanı yeniden ayağa kaldırır. Sadık abim bana bu motivasyonu verdi. Onun varlığı, kalemime yeniden güvenle sarılmamı sağladı. Bu site onun emeği ve desteğiyle hayat buldu.<br />
Ayrıca yazarlık serüvenime ilk adımlarımı attıran, kalemime alan açan, bana güvenen ve yazılarımı sizlerle buluşturan üç güzide Karaman basın kuruluşunu anmadan geçemem<br />
<a href="https://www.kgrthaber.com" target="_blank" rel="noopener">kgrthaber.com</a><br />
<a href="https://www.karamangundem.com" target="_blank" rel="noopener">karamangundem.com</a><br />
ve <a href="https://www.karamanpostasi.com" target="_blank" rel="noopener">karamanpostasi.com</a><br />
Onlarla tanıştığım ilk günden bu yana hissettiğim şey sadece bir yayıncı-yazar ilişkisi değildi; bir dostluktu, bir güven duygusuydu. Yazılarıma yer vererek beni yüreklendiren bu kıymetli basın kuruluşları, kalemimin ilk adımlarına şahitlik etti. O ilk adımlar şimdi daha sağlam, ama yönüm hâlâ aynı: Onlarla birlikte yürümek. Bugün olduğu gibi yarın da yazılarımı o değerli sayfalarda sizlerle buluşturmaya devam edeceğim. Bu birliktelik benim için sadece bir başlangıçtı, kopmayan bir bağın adı oldu. Her birine gönülden teşekkür ediyorum.<br />
Şunu da özellikle belirtmek isterim ki, kimsenin aklında “Ahmet bir yıl boyunca kalemini susturdu” gibi bir düşünce oluşmasın. Site kapalı olsa da ben yazmaya devam ettim. Yazılarımı yine kgrthaber.com, karamangundem.com ve karamanpostasi.com gibi güzide basın kuruluşlarında yayımlamayı sürdürdüm. Bu süreçte kalemim durmadı, yalnızca kendi yuvama dönmem biraz zaman aldı. Her hafta olmasa da, içim dolduğunda yazılarım o mecralarda sizlerle buluşmaya devam etti.</p>
<h4>Ben yazmayı bir görev gibi görüyorum.</h4>
<p>İnsan, yaşadıklarını, hissettiklerini, öğrendiklerini paylaşmak ister. Çünkü bilgi, duygu ve tecrübe paylaştıkça çoğalır. Ben de yaşadıklarımı, düşündüklerimi, Karaman’a ve tüm dünyaya aktarmaya çalışıyorum. Hayat bazen inişli çıkışlı bir yol gibi olsa da, bu yolculukta yazmak benim elimden tutan en büyük araçlardan biri oldu. Ne zaman kendimi yalnız hissetsem, bir sayfada içimi döksem, kelimelerin beni sarıp sarmaladığını hissediyorum. Yazdıkça hafifliyorum, yazdıkça iyileşiyorum. Ve biliyorum ki, satır aralarında birçok insan kendini buluyor.<br />
Yeni yazılarımı yine <a href="https://www.kgrthaber.com" target="_blank" rel="noopener">kgrthaber.com</a><br />
<a href="https://www.karamangundem.com" target="_blank" rel="noopener">karamangundem.com</a><br />
ve <a href="https://www.karamanpostasi.com" target="_blank" rel="noopener">karamanpostasi.com</a><br />
üzerinden takip edebilirsiniz. Orada yayımlanmış yazılarımı güncellemeye, yeni konularla sizleri buluşturmaya devam edeceğim. Aynı zamanda artık kişisel web sitem olan <a href="https://www.ahmetcabitci.com.tr" target="_blank" rel="noopener">ahmetcabitci.com.tr</a> üzerinden de yazılarımı okuyabilecek, bana dair pek çok bilgiye ulaşabileceksiniz. Sitemde sadece yazılarımı değil; hayatıma dair kesitleri, projelerimi, duyurularımı ve hakkımda merak edilenleri de bulabileceksiniz.<br />
Eğer “Ben kimim?” sorusunun yanıtını merak ediyorsanız, web sitemde yer alan biyografi kısmına göz atabilirsiniz. Hayat hikâyeme, karşılaştığım zorluklara ve bugüne nasıl geldiğime dair samimi bir anlatım sizleri bekliyor olacak. Bu sayfa, benim dijital yuvam. Sizlerle orada daha sık buluşmak için sabırsızlanıyorum.<br />
İçimden geldiği gibi, hiçbir kalıba sıkışmadan yazdığım bu ilk yazımı okuduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Yazılarımda sizlere dokunabilmek, bir cümlemle bile olsa birinizin yüreğine ulaşabilmek benim için büyük bir onurdur. Okunmak değil, anlaşılmak için yazıyorum. Ve her kelimede, sizin de kendinizden bir şey bulacağınızı umut ediyorum.<br />
Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle&#8230;<br />
<img decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ahmet-cabitci-ilk-adimlar-300x200.webp" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-218" /><br />
Ahmet Çabıtçı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
