<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karamanoğlu mehmetbey üniversitesi &#8211; Sadece Yorumlamıyorum. Hissettiğimi Yazıyorum.</title>
	<atom:link href="https://www.ahmetcabitci.com.tr/tag/karamanoglu-mehmetbey-universitesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Aug 2025 03:47:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez”</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 03:47:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=244</guid>

					<description><![CDATA[“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez” Merhaba sevgili okurlarım, Bayağıdır yazmıyordum değil mi? Kabul edeyim, hem işler yoğunlaştı hem de insan bazen içini dökecek kelimeleri toparlayamıyor. Ama bugün öyle bir olay yaşadım ki, anlatmazsam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ben Ters Oturamam, Bu Toplum Düz Düşünemez”<br />
Merhaba sevgili okurlarım,<br />
Bayağıdır yazmıyordum değil mi?<br />
Kabul edeyim, hem işler yoğunlaştı hem de insan bazen içini dökecek kelimeleri toparlayamıyor. Ama bugün öyle bir olay yaşadım ki, anlatmazsam olmaz. Hani bazı günler vardır ya, sıradan başlar ama sonunda “bu da yaşandı” dersin…</p>
<h2> İşte öyle bir gündü. </h2>
<p>Sabah kahvaltımı ettim, üzerime düzgün bir şeyler geçirdim, niyetim ne? Sevdiğim bir ağabeyimi ziyarete gitmek. Bazen bir muhabbet, bir çay, bir yüz görmek bile iyi geliyor insana. İşte bu güzel niyetle evden çıktım, durağa yürüdüm, otobüs geldi. Her şey normal. Kapı açıldı, ben de usulca bindim. Şoför abiye de selam verdim, “Selamünaleyküm abi,” dedim.<br />
Dedim ama&#8230;<br />
Karşılık? Yok.<br />
Bir “aleyküm selam” çok mu zor yahu? Hadi onu geçtim, bir kafa sallamak bile yeterdi. Ama şoför abimiz, sanki görünmezmişim gibi davrandı. Belki o da kötü bir sabaha uyanmıştır, kim bilir? Ama insanın görünmemesi bazen var olmamaktan daha ağır geliyor.<br />
İçeri doğru ilerledim, boş koltuk arıyorum. O sırada arkalardan biri seslendi:<br />
“Arka taraf boş, otur.”<br />
Ses tonundan öyle emredici ki, bir an kendimi askeriyede zannettim.<br />
Ama ben de gayet nazikçe cevap verdim:<br />
“Abi teşekkür ederim ama ters oturamıyorum.”<br />
Yani ters koltukta yolculuk yapmak bana göre değil. Midem çalkalanıyor, başım dönüyor.<br />
İnsan sonuçta kendi vücudunu bilir değil mi?<br />
Ama bizim ağabey ısrarcı çıktı. “Otur otur, boş orada,” diyor hâlâ.<br />
Ben de tekrar anlattım:<br />
“Abi rahatsız oluyorum ters koltukta, vallahi gidemem.”<br />
Yani bir koltuğa oturamadığım için bu kadar savunma yapmak da bana kaldı ya, neyse…<br />
Ayaktayım hâlâ. Geldim şoför abinin yanına kadar.<br />
Dedim ki içimden: “Hazır buradayken bir hâl hatır sorayım da ortam biraz ısınsın.”<br />
Dedim ama… Keşke demeseydim.<br />
Ağzımdan “Nasılsın abi?” lafı çıkar çıkmaz bir terslenme:</p>
<h2> “Sen benim nasıl olduğumu ne yapacaksın?! Otur şuraya, düşüp şaşacaksın, başıma bela olacaksın!” </h2>
<p>Şaka yapmıyorum. Cümle bu.<br />
Bir an donup kaldım.<br />
Yani sadece “İyiyim kardeşim, sağ ol” demek ne kadar zor olabilir?<br />
Ben ne sordum ki?<br />
Gündemle ilgili bir yorum mu istedim? Yok.<br />
Maaşını mı sordum? Asla.<br />
Kalbini kırdım mı? Hayır.<br />
Sadece bir “nasılsın” dedim ya… O kadar.<br />
İçimden şöyle dedim:<br />
“Demek ki bu devirde hal hatır sormanın da cezası varmış. İnsan, insana bir ‘iyisin inşallah’ bile diyemiyor artık.<br />
Ya bu insanlar ‘soğuk davranışlar’ kursuna mı yazılıyorlar, nedir?”<br />
Bir şey daha fark ettim.<br />
Bazı insanlar hâlâ engelli bireyleri bir yük olarak görüyor.<br />
Sadece fiziksel anlamda değil, psikolojik olarak da “yük” gibi hissettirmeye çalışıyorlar.<br />
Oysa biz sadece koltuk yönüne göre değil, hayata göre de sağlam durmaya çalışan insanlarız.<br />
Ben ters koltukta oturamıyorum diye suçlu muyum?<br />
Hayır.<br />
Ama biri bana bağırınca “sen başıma bela olacaksın” diyorsa, işte orada dur derim.<br />
Ters koltukta midem bulanabilir.<br />
Ama insanlık dediğimiz o ince çizgi yoksa, kalbim bulanıyor.<br />
Bu yazıyı okuyorsan ve diyorsan ki “ben böyle değilim”, ne güzel.<br />
Ama eğer bu yazıda azıcık bile kendini gördüysen, dön bir düşün:<br />
Bir insanı dinlemek, anlamaya çalışmak, gülümsemek…<br />
Zor değil.<br />
Üstelik bedava.<br />
İnanın en pahalı şey empati değil, önyargıdır.<br />
Empati kazandırır.<br />
Önyargı kaybettirir.<br />
Ben o otobüste düşmedim, bayılmadım, bela da olmadım.<br />
Ama şoför abinin kalbinde empati eksikliği vardı, onu hissettim.<br />
Bugün biri daha benden bir “nasılsın” bekleyecekse, ben yine soracağım.<br />
Yine güleceğim, yine anlatacağım.<br />
Çünkü ben inatla nezaketten vazgeçmeyeceğim.<br />
Bu toplumda hâlâ iyi insanlar var, bunu biliyorum.<br />
Ve biliyor musunuz?<br />
Ben ters oturamıyorum ama çok şükür dik durabiliyorum.<br />
Kimsenin bakışına, bağırışına eğilmiyorum.<br />
Çünkü mesele koltuk yönü değil, yürek yönüdür.<br />
Benden bugünlük bu kadar.<br />
Bir gün belki aynı otobüse bineriz.<br />
Eğer beni görürseniz, yanıma gelip bir “Nasılsın?” deyin olur mu?<br />
Cevabım hazır:<br />
“İyiyim kardeşim. Sen nasılsın?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ben-ters-oturamam-bu-toplum-duz-dusunemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 22:24:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[ibrala haber]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[karaman belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[karaman gündem]]></category>
		<category><![CDATA[karaman haber]]></category>
		<category><![CDATA[karaman postası]]></category>
		<category><![CDATA[karaman valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kgrt haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=239</guid>

					<description><![CDATA[UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK içimden yükselen bir çığlık olarak yazıyorum. Bu, bir isyan değil; yılmışlığın, yorulmuşluğun ama hâlâ tükenmemiş umudun ifadesidir. Kalem elimde değil, yüreğimde… Ve her harf, bir parça kırılmışlığı, bir parça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UMUDA VE DESTEĞE SUSAMIŞ BİR YÜREK<br />
 içimden yükselen bir çığlık olarak yazıyorum. Bu, bir isyan değil; yılmışlığın, yorulmuşluğun ama hâlâ tükenmemiş umudun ifadesidir. Kalem elimde değil, yüreğimde… Ve her harf, bir parça kırılmışlığı, bir parça direnişi taşıyor.</p>
<h2> Umutluyuz şükür. </h2>
<p>Sabaha umutla uyanmıştım. İçimde küçük bir sevinç, “Belki bu kez olur” diyordum. Ama olmadı. Yine olmadı. Hayat, bana bir kez daha sırtını döndü. Sanki neye elimi atsam elimde kalıyor. Çalışmak istiyorum, başvurular yapıyorum, ama her defasında önüme aynı duvar örülüyor. Hep aynı cümleler:</p>
<h4> “Sen görme engellisin.” </h4>
<p>“Seni alırsak fazladan para vermemiz gerekir.”<br />
“Biz daha çok palet taşıyacak, temizlik yapacak birini arıyoruz.”<br />
“Seni alırsak masa başına koymamız lazım, o pozisyon dolu.”</p>
<p>İnanın bu sözleri işitmek, sadece hayallerimi değil, onurumu da örseliyor. Beni sadece gözlerime indirgemek, aklımı, emeğimi, yeteneklerimi yok saymak demektir.<br />
Ben bir engelli bireyim, evet. Ama aynı zamanda üç üniversite bitirmiş bir bireyim. Radyocuyum. Yazarım. Üreticisiyim. Yazdığım her satırı klavyede tıkır tıkır yazıyor, ekran okuyucu programımla düzenliyorum. Noktasına, virgülüne kadar kendim koyuyorum. Yazılarımı yayımlıyor, blogumda paylaşıyorum. Yani evet, görme engelliyim ama çalışabilirim.<br />
Beni farklı kılan, gözlerimin görmemesi değil; hayata karşı susmayan inancımdır. Ben bu şehirde bir değerim. Karaman’da doğdum, Karaman’da büyüdüm. Bu toprakların çocuğuyum. Ama yıllardır Karaman bana kucak açmadı. Şu koskoca şehirde bir Ahmet Çabıtçı’ya yer bulunamaması neyle açıklanabilir?<br />
Yalnızca övgü istemiyorum. “Sen çok başarılısın, aferin” sözleri bana iş kazandırmıyor. Ben alkış değil, el istiyorum. Yanımda duran bir omuz, yolumu açan bir el, bana güvenen bir işveren arıyorum. İnanın, fazla değil.</p>
<h4> Ve şimdi açık açık seslenmek istiyorum: </h4>
<p>Sayın Valimize,<br />
Sayın Belediye Başkanımıza,<br />
KGRT Gazetesi, Karaman Gündem, Karaman Postası, Karaman Haber, Karamandan, İbrala Haber ve tüm yerel basın mensuplarına…<br />
Ben Ahmet Çabıtçı’yım. Siz beni az çok tanıyorsunuz. Yazdım, çizdim, katkı sundum. Ama artık sadece “duyduk”, “görüyoruz” demeniz yetmiyor.<br />
Artık “Ahmet Çabıtçı da bir yere yerleşmeli” deme zamanıdır.<br />
Ben sosyal medyada yazıyorum, anlatıyorum. Ama sadece 100–200 kişi görüp geçiyor. Neden kimse paylaşmıyor? Neden kimse destek olmuyor?<br />
Bu suskunluk daha ne kadar sürecek?<br />
İnsanlar neden susuyor? Neden görüp de sessiz kalıyor?<br />
Ben yanarken, siz ne kadar daha duymazlıktan geleceksiniz?<br />
Şunu unutmayın:<br />
Sessiz kalmak da bir tercihtir.<br />
Ve bazen bir insanın yok sayılması, açıkça reddedilmesinden daha çok acıtır.<br />
Ama ben yılmayacağım.<br />
Yazmaya devam edeceğim.<br />
Gazetelerde, kişisel web sitemde, sosyal medyada sesimi duyurmaya devam edeceğim.<br />
Siz beni duyuncaya ve bir işe yerleşinceye kadar susmayacağım.<br />
Ve bir şey daha…<br />
Farkında mısınız? Ben bu yazıyı yazabiliyorum.<br />
Düzenleyebiliyorum.<br />
Yayımlayabiliyorum.<br />
Ortada engel yok!<br />
Yolumu açan ekran okuyucu sesli programımla her şeyi kendim yapıyorum.<br />
Tek ihtiyacım olan, bana güvenmeniz.</p>
<h4> Son sözüm şu: </h4>
<p>Haydi gelin…<br />
Gelin birlikte olalım.<br />
Bu mücadelemde siz de yanımda olun.<br />
Birlikte başaralım.<br />
Birlikte ses getirelim.<br />
Bu sadece benim değil,<br />
Görmezden gelinen herkesin mücadelesidir.<br />
öneri ve görüşlerinizi bekliyorum.<br />
saygılarımla: ahmet çabıtçı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/umuda-ve-destege-susamis-bir-yurek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 00:58:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[karaman belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[karaman valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=235</guid>

					<description><![CDATA[Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara Hayatın içinde görünmek ile görülmek arasında ince bir çizgi vardır. Kimi zaman gözlerimizin gördüğünü kalbimiz görmez, kimi zamansa kalbimiz fark eder de dudaklarımız sessiz kalır. İşte tam da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1> Bir Garip Çağrı: Görmeyen Gözlerden Görülmeyen Hayatlara </h1>
<p>Hayatın içinde görünmek ile görülmek arasında ince bir çizgi vardır. Kimi zaman gözlerimizin gördüğünü kalbimiz görmez, kimi zamansa kalbimiz fark eder de dudaklarımız sessiz kalır. İşte tam da bu noktada, sessizlerin çığlığı olmak gerekir.<br />
Bugün sizlere kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. Belki bir ses olur, belki bir yol açar, belki de bir kapı aralar&#8230;</p>
<h3> Ben Ahmet Çabıtçı. Görme engelliyim. </h3>
<p>Ama inanın, içimde taşıdığım azim, birçok &#8220;gören&#8221;den daha keskin, daha net.<br />
Yıllardır bu şehirde yaşıyorum.<br />
Karaman sokaklarında umutla yürüdüm, kurumlarına dilekçeler bıraktım, defalarca başvurdum.<br />
Bekledim…<br />
Beklemeyi öğrendim.<br />
Ama ne yazık ki yıllar geçtikçe anladım ki bazen en büyük engel gözde değil, gönülde.<br />
Otuz yaşına geldim. Üniversitemi tamamladım. Kendimi geliştirdim.<br />
Telefonlara bakabilirim, bilgisayarda her türlü işlemi yapabilirim.<br />
Yeter ki bir fırsat verilsin.<br />
Ben ne sadaka istiyorum, ne de lütuf.<br />
Ben, yalnızca insan onuruna yaraşır bir iş istiyorum.<br />
Bugün burada bu satırları yazarken içimden bir şeyler kırılıyor.<br />
Çünkü bu çağrıyı yapmak, aslında bir kabulleniş değil; bir isyandır.<br />
Sessiz, vakur ve saygılı bir isyan&#8230;<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-236" srcset="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png 300w, https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_.png 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h3> Sayın Karaman Valim, Sayın Belediye Başkanım, İŞKUR yetkililerim&#8230; </h3>
<p>Ben sizden imkânsızı istemiyorum.<br />
Ben sadece çalışmak, üretmek, bu şehre katkı sunmak istiyorum.<br />
İşim olsun, emeğim olsun, alın terimle geçimim olsun istiyorum.<br />
Ve Karaman halkına, basınına, sivil toplumuna seslenmek istiyorum:<br />
Sadece bir el uzatın.<br />
Bir kapı aralayın.<br />
Bir ses olun.<br />
Benim gibi görünmeyen, duyulmayan ama yüreği çırpınan binlerce insanın sesi olun.<br />
Engel bedenlerde değil, ilgisizlikte&#8230;<br />
Görmeyen göz değil, duymayan kalptir aslında engel.<br />
Ve ben artık &#8220;görüşeceğiz&#8221;, &#8220;bakacağız&#8221; sözleriyle oyalanmak istemiyorum.<br />
İcraat görmek istiyorum.<br />
Ben bu şehirde yaşamak değil, var olmak istiyorum.<br />
Eğer bu yazı bir yetkilinin yüreğine dokunursa,<br />
eğer bir işveren “ben elimden geleni yaparım” derse,<br />
eğer bir gazeteci bu satırları daha geniş kitlelere ulaştırırsa,<br />
belki bir umut doğar…<br />
Ve ben o umuda tutunurum.<br />
Saygılarımla,<br />
Ahmet Çabıtçı<br />
Bir iş değil, bir yaşam hakkı istiyorum.<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-236" srcset="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_-300x200.png 300w, https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ChatGPT-Image-16-Tem-2025-03_15_.png 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/bir-garip-cagri-gormeyen-gozlerden-gorulmeyen-hayatlara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk Adımlarımı Unutmadan, Yeniden Başlıyorum</title>
		<link>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/</link>
					<comments>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ahmetcabitci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 04:02:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüreğimden Dökülenler.]]></category>
		<category><![CDATA[görme engelli ahmet çabıtçı]]></category>
		<category><![CDATA[karaman gündem]]></category>
		<category><![CDATA[karaman postası]]></category>
		<category><![CDATA[karamanoğlu mehmetbey üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kgrt haber karaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ahmetcabitci.com.tr/?p=209</guid>

					<description><![CDATA[Merhaba sevgili okurlarım, Bugün sizlerle yeniden buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Yüreğimde birikenleri, kalemime yüklenen duyguları ve düşüncelerimi sizlere ulaştırmaya devam ediyorum. Yazmak benim için sadece kelimeleri bir araya getirmek değil; aynı zamanda içsel bir yolculuk, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okurlarım,<br />
Bugün sizlerle yeniden buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Yüreğimde birikenleri, kalemime yüklenen duyguları ve düşüncelerimi sizlere ulaştırmaya devam ediyorum. Yazmak benim için sadece kelimeleri bir araya getirmek değil; aynı zamanda içsel bir yolculuk, bir terapi ve kendimle olduğu kadar sizlerle de kurduğum güçlü bir bağdır. İşte bu duygularla, bir süredir ara vermek zorunda kaldığım kişisel sitemi yeniden hayata geçirdiğimi sizlere büyük bir sevinçle duyurmak istiyorum.<br />
Bundan tam bir yıl önce, bazı nedenlerle kapatmak durumunda kaldığım ahmetcabitci.com.tr adresli kişisel web sitemi yeniden faaliyete geçirme kararı aldım. Bu karar, içimde uzun zamandır yankılanan bir özlemin cevabıdır. Kendi sesimle, kendi kalemimle insanlara ulaşmanın, düşüncelerimi özgürce paylaşmanın, yaşanmışlıklarımı kelimelere dökmenin yeri benim için çok ayrı. Bu site sadece bir blog değil; aynı zamanda iç dünyamın bir yansıması, sesim, sözüm ve izimdir.</p>
<h3>— Neden şimdi dönüyorsun Ahmet? </h3>
<p>— Çünkü artık anlatacak çok şeyim var.</p>
<h3>— Kime yazıyorsun?</h3>
<p>— Karaman’a, kendime, belki de hiç tanımadığım birine…</p>
<h3>— Bu yazılar kimin için?</h3>
<p>— Kalbinde birikenleri susturamayan herkes için…<br />
Evet, işte tam da bu sorularla kendime yöneldiğim bir dönemde, yazmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha fark ettim. Ve bu farkındalık, beni sitemi yeniden açma kararı almaya götürdü. İnsan zamanla susmayı öğreniyor belki ama yüreğinde konuşan cümleler varsa, bir yerlerde mutlaka kelimelere dönüşüyor. Ben de işte o birikenleri yeniden akıtmak için döndüm.<br />
Elbette bu yeniden doğuşta yalnız değildim. Başta, bana her zaman destek olan, kıymetli büyüğüm ve ağabeyim Sadık Özdoğan’a en derin teşekkürlerimi sunmak isterim. O, her zaman olduğu gibi bu süreçte de teknik desteğiyle, moral gücüyle, dostluğuyla yanımda oldu. Sadece bir site açmama değil, yeniden yazma hevesi kazanmama da katkıda bulundu. Bazen bir insanın sözü, bazen bir dostun omzu, bazen bir fikir bile insanı yeniden ayağa kaldırır. Sadık abim bana bu motivasyonu verdi. Onun varlığı, kalemime yeniden güvenle sarılmamı sağladı. Bu site onun emeği ve desteğiyle hayat buldu.<br />
Ayrıca yazarlık serüvenime ilk adımlarımı attıran, kalemime alan açan, bana güvenen ve yazılarımı sizlerle buluşturan üç güzide Karaman basın kuruluşunu anmadan geçemem<br />
<a href="https://www.kgrthaber.com" target="_blank" rel="noopener">kgrthaber.com</a><br />
<a href="https://www.karamangundem.com" target="_blank" rel="noopener">karamangundem.com</a><br />
ve <a href="https://www.karamanpostasi.com" target="_blank" rel="noopener">karamanpostasi.com</a><br />
Onlarla tanıştığım ilk günden bu yana hissettiğim şey sadece bir yayıncı-yazar ilişkisi değildi; bir dostluktu, bir güven duygusuydu. Yazılarıma yer vererek beni yüreklendiren bu kıymetli basın kuruluşları, kalemimin ilk adımlarına şahitlik etti. O ilk adımlar şimdi daha sağlam, ama yönüm hâlâ aynı: Onlarla birlikte yürümek. Bugün olduğu gibi yarın da yazılarımı o değerli sayfalarda sizlerle buluşturmaya devam edeceğim. Bu birliktelik benim için sadece bir başlangıçtı, kopmayan bir bağın adı oldu. Her birine gönülden teşekkür ediyorum.<br />
Şunu da özellikle belirtmek isterim ki, kimsenin aklında “Ahmet bir yıl boyunca kalemini susturdu” gibi bir düşünce oluşmasın. Site kapalı olsa da ben yazmaya devam ettim. Yazılarımı yine kgrthaber.com, karamangundem.com ve karamanpostasi.com gibi güzide basın kuruluşlarında yayımlamayı sürdürdüm. Bu süreçte kalemim durmadı, yalnızca kendi yuvama dönmem biraz zaman aldı. Her hafta olmasa da, içim dolduğunda yazılarım o mecralarda sizlerle buluşmaya devam etti.</p>
<h4>Ben yazmayı bir görev gibi görüyorum.</h4>
<p>İnsan, yaşadıklarını, hissettiklerini, öğrendiklerini paylaşmak ister. Çünkü bilgi, duygu ve tecrübe paylaştıkça çoğalır. Ben de yaşadıklarımı, düşündüklerimi, Karaman’a ve tüm dünyaya aktarmaya çalışıyorum. Hayat bazen inişli çıkışlı bir yol gibi olsa da, bu yolculukta yazmak benim elimden tutan en büyük araçlardan biri oldu. Ne zaman kendimi yalnız hissetsem, bir sayfada içimi döksem, kelimelerin beni sarıp sarmaladığını hissediyorum. Yazdıkça hafifliyorum, yazdıkça iyileşiyorum. Ve biliyorum ki, satır aralarında birçok insan kendini buluyor.<br />
Yeni yazılarımı yine <a href="https://www.kgrthaber.com" target="_blank" rel="noopener">kgrthaber.com</a><br />
<a href="https://www.karamangundem.com" target="_blank" rel="noopener">karamangundem.com</a><br />
ve <a href="https://www.karamanpostasi.com" target="_blank" rel="noopener">karamanpostasi.com</a><br />
üzerinden takip edebilirsiniz. Orada yayımlanmış yazılarımı güncellemeye, yeni konularla sizleri buluşturmaya devam edeceğim. Aynı zamanda artık kişisel web sitem olan <a href="https://www.ahmetcabitci.com.tr" target="_blank" rel="noopener">ahmetcabitci.com.tr</a> üzerinden de yazılarımı okuyabilecek, bana dair pek çok bilgiye ulaşabileceksiniz. Sitemde sadece yazılarımı değil; hayatıma dair kesitleri, projelerimi, duyurularımı ve hakkımda merak edilenleri de bulabileceksiniz.<br />
Eğer “Ben kimim?” sorusunun yanıtını merak ediyorsanız, web sitemde yer alan biyografi kısmına göz atabilirsiniz. Hayat hikâyeme, karşılaştığım zorluklara ve bugüne nasıl geldiğime dair samimi bir anlatım sizleri bekliyor olacak. Bu sayfa, benim dijital yuvam. Sizlerle orada daha sık buluşmak için sabırsızlanıyorum.<br />
İçimden geldiği gibi, hiçbir kalıba sıkışmadan yazdığım bu ilk yazımı okuduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Yazılarımda sizlere dokunabilmek, bir cümlemle bile olsa birinizin yüreğine ulaşabilmek benim için büyük bir onurdur. Okunmak değil, anlaşılmak için yazıyorum. Ve her kelimede, sizin de kendinizden bir şey bulacağınızı umut ediyorum.<br />
Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle&#8230;<br />
<img decoding="async" src="https://www.ahmetcabitci.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ahmet-cabitci-ilk-adimlar-300x200.webp" alt="" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-218" /><br />
Ahmet Çabıtçı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ahmetcabitci.com.tr/ilk-adimlarimi-unutmadan-yeniden-basliyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
